|
Bir şeyi şey yapan, onun kendine özgü
yapısı ve bu yapıyı oluşturan öğeleridir. Bu gerçek, en açık ve kesin
biçimde maddi evrende gözlemlenir. Bir madde, belli atom ve moleküllerin
belirli bir düzen içinde bir araya gelmeleriyle varlık kazanır.
Bunlardan biri ortadan kalktığında ya da başkası ile değiştiğinde o
madde de başka bir maddeye dönüşür. Aynı gerçek, toplumsal ve siyasal
yaşamda da geçerlidir. Bir toplumsal veya siyasal kurum ya da kuruluş
onu oluşturan öğelerin ortaya çıkardığı yapısı başka bir şeye
dönüşmedikçe özgün biçimiyle varlığını sürdürür.
Başka bir şeye dönüştükçe de o kurum ya
da kuruluş olmaktan çıkar. Örneğin, bir konut edindirme kooperatifi,
yapısı gereği üyelerine konut edindirmekle tanımlanır. Ama eğer
üyelerine konut sağlayacağı yerde, onları dolandırırsa artık ona “konut
edindirme kooperatifi” denemez. Ancak, bu noktada bir şeye dikkat etmek
gerekir: Toplumsal ve siyasal kurum ve kuruluşlar kendi başlarına yaşama
geçmezler; onları onun adına çalışan ve davranan kişiler yaşama geçirir.
O nedenle de, bunların özgünlüklerini yitirerek başka bir şeye
dönüşmeleri ancak bu kişilerin amacından sapan davranışları ile olur.
Deminki örneğimizde dolandırıcılığı yapan, kooperatifin tüzel kişiliği
değil, bu tüzel kişilik için çalışanlardır.
Bir başka örnek olarak bir hekim
düşünelim. Ondan beklenen hastasını sağlığına kavuşturmak için
çalışmaktır. Bunu yapacağı yerde bilinçli bir biçimde hastasını
öldürürse ya da öldürmeye kalkışırsa artık o kişinin “hekimlik” niteliği
sona ermiş olur. Ya da bir ana bebeğine kol kanat gereceği, onu her
türlü tehlikeden koruyacağı yerde, sokak ortasında ölüme bırakıp
giderse, artık ona ana denmez.
Herkesin bildiği gibi, insanların
Tanrı’dan sonra sığındıkları yer, adalettir, mahkemelerdir. İnsan,
hakkını “Allah’a havale” etmeden önce adaletten yardım umar. Adalet ise
yargıçların ve savcıların eliyle yaşama geçer. Şu halde, adaletin adalet
olması için savcı ve yargıçların “adalet” kavramının gerektirdiği
biçimde davranmaları gerekir. Bunun için ise, savcı “savcı”, yargıç
“yargıç” olmalıdır. Savcı, savcı olma, yargıç yargıç olma niteliklerini
yitirirse, onlara artık “savcı” ya da “yargıç” denemez. Biçimsel olarak
öyle gözükebilirler ama artık özleri başka bir şeye dönüşmüştür.
|