|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
2005'TE
Y.A.R. MÜDAFAA-İ HUKUK OLARAK SORMUŞTUKSAYIN BAŞBAKAN, NE YAPTIĞINIZIN FARKINDA MISINIZ?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sözümona aydınları huzuruna kabul ettiğinde ilk kez “Kürt sorunu”ndan söz etmiş. Ülkeyi yönetmek durumunda olan birinin böylesi bir yanılgı içinde olması Türkiye için büyük talihsizliktir. Çünkü, “Kürt sorunu” demek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları içinde yaşayan Kürt kökenli vatandaşların devletle, Türkler’le aralarında “sorun” olması demektir. Başbakan, böyle dediğinde gerçekten de acaba toplam nüfusun ancak 1/7’sini oluşturan Kürt kökenli vatandaşların toplam sermayenin %40’ına sahip olduğunu bilmiyor muydu? Bu “sermayedarlar”ın devletle, Türkler’le bir sorunu olduğunu kim öne sürebilir? Devamı...
Dahası, kamuda görevli ve
bir bölümü üst düzeyde bulunan Kürt kökenli
vatandaşlarımızın aynı görevlerde bulunan Türk kökenli
vatandaşlardan ayrı sorunları mı var ki başbakan böyle
konuştu? Sermayedarlar ve kamu
görevlileri dışında kalan ve Türkiye’nin hemen her kent
ve kasabasında yaşayan ve iş ve güçleriyle uğraşan Kürt
kökenlilerin başka etnik kökenlilerden ayrı bir konumda
olduğunu da kimse öne süremez. Üstelik, anayasal ve
yasal alanda ne Kürt ve ne de başka etnik guruplar için
hiçbir ayırım yapılmış değildir. O halde, sorun, “Kürt
sorunu” değil, fakat emperyalizmin maşası “PKK
terörü sorunu”dur.
Başbakanın bu yaklaşımı
son derece tehlikeli, ayırımcı ve kışkırtıcı bir
davranıştır.
Başbakan ayrıca
“demokratik çözüm”den söz etmiş ve Kürt sorununun
insan hakları ve özgürlükler konusundaki ilerlemeyi
engellemeyeceğini söylemiş. Kiminle ve niçin
“demokratik çözüm”? Terör örgütüyle mi? Her gün
askerlerimizi, güvenlik görevlilerimizi,
vatandaşlarımızı öldürüp duran teröristler ile mi?
Böylesi teröristler ancak ve ancak devlet tarafından yok
edilir ve kökleri kazınır. Hem sonra, AB ve ABD
baskısıyla “uyum” adı altında yapılan ve güya insan
haklarını gerçekleştirmeyi amaçlayan düzenlemeler değil
midir ki bu teröristleri bu denli azdırıp şımarttı?
PKK terör örgütü,
emperyalizmin maşasıdır. Onunla oturup anlaşmaya
kalkışmak, emperyalizmle anlaşmak, emperyalizmin
Türkiye’yi parçalayıp bölmeye ve giderek yıkmaya yönelik
girişimleri görmezden gelmek, hatta bunların
gerçekleşmesini kolaylaştırmak demektir.
Yineleyelim ki, PKK ilk
ortaya çıktığı günlerde açıkladığı amaçlarını, “uyum
yasaları” ve
“AB’ye giden yolda reformlar” sayesinde bugün
gerçekleştirmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, başbakanın
huzuruna kabul edip görüştüğü ve yandaşı bir yazarın
“kanaat önderi”
dediği “aydın”lar, kimin nesidir, sesidir?
Bunlar, yayınladıkları bildiride karşılıklı terör’e
son verilmesini isteyen, barış
önerisinde bulunan kişiler değil midir? Başka
bir deyişle, devletin güçlerini de “terörist” olarak
nitelendirenlerdir. Kaldı ki, hemen tümü de Avrupa
Birliği yandaşıdırlar.
Anlaşılan o ki, “aydın”
kavramı için yeni bir tanım oluşturulmuş: Aydın
olabilmek için PKK’yı yüreklendirmek, devletin güvenlik
güçlerini teröristler ile aynı kefeye koymak,
şehitlerimiz ile PKK teröristleri arasında bir ayırım
yapmamak gerekiyormuş. Bir de bu konuda bir bildiri
yayınlamak gerekiyor ki “aydın” oldukları tescil
olunsun!
Başbakan koca Türkiye’de
başka “aydın”
bulamadı mı ki, bunlarla toplantı yaptı?
Başbakan yine
“Kürt kardeşlerim” demiş ve eklemiş ki bu sözü ilk
söylediğinde eleştirilmiş ama yine söyleyecekmiş. Bu ne
demektir? Artık başbakan ya da izinden gidenler, bundan
böyle “Gürcü kardeşlerim”, “Çerkes kardeşlerim”, “Rum
kardeşlerim”, “Ermeni kardeşlerim”, “Yahudi kardeşlerim”
de diyecekler demektir. Yoksa, Kürtler dışındakilerin
hatırı kalır! Oysa, biz, hangi etnik kökenden olursa
olsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarını
“Türk”
olarak biliyorduk, tanıyorduk. Bu ayırımcılık neden?
Kıbrıs elden gitti
gidecek. Yoksa sıra şimdi Güneydoğuya mı geldi?
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Müdafaa-i hukuk Vakfı dergisiyle ve Yeniden Müdafaa-i Hukuk derneği'yle doğrudan veya
dolaylı hiçbir bağlantımız yoktur. © Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk dergisi. Tüm hakları saklıdır. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||