Doç.Dr. Paşa GÖKTAŞ

tiplab@tiblab.org

 

BAKKALLAR VE DOKTORLAR

 

 

Son dönemde, konumları ve sorunları oldukça benzeşen iki kesim bunlar. Bakkallar ve doktorlar.

 

Bakkallar

Bakkallar, Sayın Başbakan’ın değerlendirmesiyle gündeme geldiler. Değerlendirmede, bakkalların bir araya gelerek, güçlerini birleştirmeleri çağrısı yapılıyordu. Bundan sonra ne yapacakları belirtilmiyordu. Ancak, tahmin edildiği üzere, büyük alışveriş merkezlerine (AVM) direnmemeleri, kendi işyerlerini tasfiye ederek, bu AVM’ler içinde işçileşmeleri önerilmekteydi.

Bakkallar ve onları temsil eden organizasyonlar, bu değerlendirmelere katılmadıklarını, bu beyanların talihsiz açıklamalar olduğunu belirttiler ve sitemlerini dile getirdiler.

Bu konuda, birkaç sorunun yanıtını vermek gerekiyor. Bunlar:

1. Bakkallara gereksinim var mıdır? Tabii ki vardır. AVM’lerin yeri ayrı, bakkalların yeri ayrıdır. Herkes AVM’lere gidecek zamanı ve imkanı bulamayabilir. İhtiyacını en yakınından ve en hızlı şekilde karşılamak isteyebilir. Bu durum oldukça da doğal ve gerçekçidir. İşte bakkallar, bu ihtiyacı karşılarlar. Bu nedenle, her mahallede, bazen her sokakta, bazen de bir sokakta birkaç tane olmak üzere, ihtiyaç oranında bakkal (veya market) olacaktır ve olmaya da devam edecektir.

2. Büyük AVM’ler zararlı mıdır? Bu durum sürekli tartışma konusudur. AVM’lerin kuşkusuz yararları vardır. Daha çok ürünü aynı alan içinde görebilme, daha toplu ve ucuza satın alabilme gibi. Ancak, AVM’ler sakıncalı yönleriyle de sürekli gündemdedirler.

Öncelikle, etraflarında büyük bir trafik yoğunluğu yaratmaktadırlar. Bu nedenle, gelişmiş ülkelerde şehir merkezine yapılmalarına izin verilmemektedir. Ayrıca, bu alanlara gidebilmek için, daha fazla araç trafiğe çıkmakta ve trafikte cepheden de, trafik sorununa olumsuz katkı yapmaktadırlar.

Aynı zamanda, bu nedenlerle hava ve çevre kirliliği yaratmaktadırlar.

Küçük ve orta ölçekli işletmeler olan bakkal ve marketleri ezdikleri için, bu alanda işsizliğe neden olmakta, istihdam sorununu negatif olarak etkilemektedirler.

Daha toplumsal diyaloga dayalı ve insancıl ilişkileri yaşatan bakkal-market benzeri kuruluşların sayısını azaltarak, büyük beton binalar içinde, insanı ezen mekanik yapıları öne çıkarmaktadırlar.

Bu nedenle, gelişmiş ülkeler çıkardıkları anti-tekel yasalarıyla, orta ve küçük işletmelerin ezilmesini engellemeye çalışmakta ve AVM’leri şehir dışlarına çıkarmaktadırlar.

Maalesef Türkiye’de, bu yöndeki toplumsal bilinç ve duyarlılık henüz yeterince olgun değildir. İktidarlar da, bu konularda orta ve küçük işletmeleri koruyacak önlemler alacaklarına, belirli rant guruplarının saldırılarına kayıtsız kalmamakta ve hatta çoğu zaman onlara kolaylık sağlamakta ve işbirliği yapmaktadırlar.

 

Doktorların Durumu

Maalesef, onların şu andaki durumu da bakkalların durumuyla büyük benzerlik göstermektedir. Son dönemde bu alanda alınan kararlar, daha da acımasız ve talihsiz niteliktedir. Ülke ve toplum çıkarlarına da aykırıdır.

Benzer soruları burada da soralım:

1. Muayenehane, Poliklinik, Laboratuvar, Tıp Merkezi gibi küçük ve orta ölçekli sağlık kuruluşlarına toplumun ihtiyacı var mıdır?

 

Yazının devamını Y.A.R. Müdafaa-i Hukuk dergisinin

138. sayısından okuyabilirsiniz!

(Dergi satış noktalarını görmek için tıklayınız)

   
Google
Del.icio.us
Yahoo

Digg

Facebook
StumbleUpon

   

Müdafaa-i hukuk Vakfı dergisiyle ve Yeniden Müdafaa-i Hukuk derneği'yle

doğrudan veya  dolaylı hiçbir bağlantımız yoktur.

Taklitlerinden sakınınız!  

©  Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk dergisi. Tüm hakları saklıdır.