|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Prof.Dr.Mustafa KAYMAKÇI
TARIMDA KAPİTALİST PARADİGMANIN İFLASI-1 “ENDÜSTRİYEL TARIMLA NEREYE?”
Dünya genelinde olduğu üzere, Türkiye’de de son 30 yılda ekonomide de tek ve biricik gerçeğin liberal-kapitalist bir düzen olduğu evrensel bir söylem olarak dayatıldı. Reel sosyalizmin bunalıma girmesi ve çöküşü ile dünyanın tek kutupluluğa dönüşmesi de liberal-kapitalist sistemin başarısı olarak gösterildi. Bu bağlamda, kapitalizm dünyanın eriştiği en mükemmel sistemdi. Bunun yerine başka bir sistemin geçmesi artık söz konusu olamazdı. Bu anlamda tarihin sonu gelmişti.
KAPİTALİZM DÜNYA DİNİNE NASIL DÖNÜŞTÜ? Kapitalizmin dünya dinine dönüştürülmesinde özellikle, Amerika Birleşik Devletleri ve Britanya’daki kimi düşünürler(!) önemli rol oynadılar. Bunlara göre, ekonomik çözümlemede emek-sermaye ile merkez-çevre (emperyalizm) çelişkileri güncelliğini yitirmiş ve eskimiştir.Ulus devletler yerine etnik ve dinsel temele dayalı yapılanmalar öne çıkarılmalıdır.. Ulus devletleri yerine etnik ve dinsel temele dayalı yapılanmalar öne çıkarılmalıdır. Çünkü ulusal devletler mal, hizmet ve doğal kaynaklar üzerinde sermayenin egemenliğini kısıtlamaktadır. Bu durum ise kapitalizmin küreselleşmesini engellemektedir. Arkalarındaki tekelci firmaların desteğiyle bu ideolojilerini yaygınlaştırmak için vakıf, açık toplum enstitüleri ve iletişim ağı kurdular. Kimi bilim kişileri, yazarları ve siyasetçileri fonladılar. Sonuçta bu ideolojik çalışmalarla liberal-kapitalizm büyük bir kesim tarafından normal ve doğal bir süreç olarak kabul edildi. Kısaca bu konuda önemli düzeyde kültürel egemenlik kuruldu, bir başka yaratıyor deyişle insanların beyinleri işgal edildi. Tarımda kapitalist paradigmanın önemli ögelerinden birisi de, genellikle dev tarımsal işletmelerle gerçekleştirilen endüstriyel tarımdır. Küresel kapitalizmin hizmetinde endüstriyel tarım, zengin kuzey ülkelerinde olduğu kadar çevre ülkelerinde de egemen bir tarım sistemi olma doğrultusunda yol alıyor. Endüstriyel tarımın getirdiklerinden çok, olumsuzlukları konusunda kitlelerde yeterli bilginin olmadığı gözlemleniyor. Günümüzde birçok kişi, endüstriyel tarımın küçük ve orta ölçekli işletmeler şeklinde yapılan çiftçilikten daha üstün olduğunu sanıyor. Durum böyle mi? Bunu tartışmakta yarar var.
ENDÜSTRİYEL TARIM, DOĞAYI YOK EDİYOR, İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR · Büyük ölçekli endüstriyel tarım, tek çeşide ya da ırka (monokültür) dayanan tarımı ortaya çıkarmış bulunuyor. Ancak monokültür tarım, biyoçeşitliliği (bitki ya da hayvan çeşitliliği) yok ediyor. Bu durum ise iklim değişikliliğini yaratıyor, toprağın yapısal özelliklerini bozuyor.
·
Endüstriyel
tarım, tekelci şirketlerin ürettiği tohum (hibrit ya da transgenik tohum
gibi) ve damızlıkların her yerde kullanımını dayatıyor. Bu durum
değinildiği üzere biyoçeşitliliği ortadan kaldırıyor. Biyoçeşitliliğin
yok olması, ortaya çıkabilecek salgın hastalıklar karşısında doğanın
bütünüyle yok olmasına neden olabilecektir.
· Endüstriyel tarım, kimyasal gübre için doğal kaynakları (örneğin petrol, fosfor, potasyum ve kalsiyum gibi) onları yeniden üretilebileceğinden daha hızlı bir şekilde tüketiyor. Yoğun tarımsal ilaca da gereksinme duyuluyor. Büyük ölçekli hayvancılık işletmeleri de aşırı gübre, idrar ve karbon salınımı. Sonuçta, büyük ölçekli işletmelerin atıkları çevreyi, toprağı, suyu ve havayı kirletiyor. · Büyük ölçekli tarımsal alanların işlenmesi de erozyonu körüklüyor. · Endüstriyel tarım, bitkisel yakıt üretimini de gündeme getiriyor. Bitkisel yakıt üretimi, kimyasal gübre kullanımının artmasına yol açtığı gibi, küresel ısınmayı da engelleyemiyor. · Endüstriyel tarım doğayı tahrip ediyor, aynı zamanda yoğun girdi kullanımı ile de insan sağlığına zarar verecek kirletilmiş gıda üretimine yol açıyor. Endüstriyel tarımla elde edilen ürünlerin besin değerleri, köylü tarımcılığıyla üretilen ürünlere göre daha düşük. Bunun yanında lezzetleri ve aromatik özellikleri de arzu edilen düzeyde değil.
Yazının devamını Y.A.R. Müdafaa-i Hukuk dergisinin 142. sayısından okuyabilirsiniz! (Dergi satış noktalarını görmek için tıklayınız)
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Müdafaa-i hukuk Vakfı dergisiyle ve Yeniden Müdafaa-i Hukuk derneği'yle doğrudan veya
dolaylı hiçbir bağlantımız yoktur. © Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk dergisi. Tüm hakları saklıdır. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||