30 Eylül 2000 günü yapılan ve Gazete Müdafaa-i Hukuk’un yayınını sürdürebilmek amacı ile bir vakıf kurulmasının ve bu işle Mahmut Yılbaş’ın görevlendirilmesinin kararlaştırıldığı toplantıda alınan karar ve kararın altında imzası bulunanlar:

KARARIN AYRINTILARI İÇİN TIKLAYIN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


19 Mayıs 2000 günü Gazete Müdafaa-i Hukuk’un ilk sayısı çıktığında Antalya’da Adonis Otel’de yapılan kutlama yemeğinde Mahmut Yılbaş, gazete’nin niçin gerekli olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini belirten konuşmasını yaparken...
(Arkada duran kişi, dergiye ve gazeteye maddi-manevi büyük katkıları bulunan, 30 Eylül 2000’deki ve vakfın kurulmasına ilişkin karara katılan,Yılbaş’ın konuşmasını yaptığı bu geceyi düzenleyen ancak M. Yılbaş tarafından vakfa kurucu üye olmak için en az 1.500.000.000.-TL (bir milyar beş yüz milyon) ödemesi gerektiği bildirildiği için vakıfta kendisine yer verilmeyen Gürsel Yurtbahar’dır. – Oysa, Mahmut Yılbaş tarafından gazetenin kapatılmasını isteyen Bülent İlik ve Fethi Yaşar, hiç para ödemeden vakfa kurucu üye olarak alınmışlardır.)




 

Zorunlu bir açıklama

  Müdafaa-i Hukuk Dergisi, elinizdeki bu sayı birlikte “Yeniden Müdafaa-i Hukuk” adı altında yayınını sürdürecek; Gazete Müdafaa-i Hukuk ise, bir süre daha yayınlanamayacak. Derginin adının başına Yeniden” sözcüğünün eklenmesinin ve gazetenin yayınına ara vermek zorunda kalınmasının nedenleri şunlardır:

I- 2000 yılı başlarında eski Van valisi Sayın Mahmut Yılbaş, telefonla dergimizi arayarak dergiyle yeni tanıştığını, çok beğendiğini ve yazı yollamak istediğini belirtti. Gönderdiği yazı, dergimizin 29 Şubat 2000 günlü 19.sayısında yayınlandı. Bundan sonra da yazıları sürekli olarak dergide yer aldı. Bu arada, Yılbaş, aramıza katılmak ve dergiyi çıkarmakta parasal açıdan güçlük çektiğimizi bildiğini bildirerek mali katkıda bulunmak istediğini belirtti. Gerçekten de, çok güç koşullar altında yayınımızı sürdürebildiğimiz için bu önerisi kabul ettik. Yılbaş, bu katkısını sürdürdü ve abone bulmak için de çaba harcadı.

II-  Okurlarımızla daha sık zaman aralıklarıyla buluşmak ve güncel olaylar üzerinde de yayın yapmak amacı ile haftalık bir gazete çıkarmayı düşündüğümüzde bu gazetenin çıkarılmasının planlanması ve kaynak bulunması için Ankara’da 6 Nisan 2000 günü yapılan toplantıya da katılan Yılbaş, bu girişimizde de bizlerle birlikte oldu, hatta toplantıya başkanlık yaptı, gazetenin çıkarılması gerektiğini söyledi. Üstelik, toplantının yapıldığı Mülkiyeliler Birliği’ndeki salonunu da kendisi sağladı.

Toplantıya katılanlar şu kişilerdi: Turgay Altınay, Haşmet Atahan, Metin Aydoğan, Mehmet Beşlioğlu, Aydemir Ceylan, Satılmış Çağlar, Prof.Dr.Süleyman Çelik, M.Emin Değer, Yılmaz Dikbaş, Kerem Gökten, Prof.Dr.Alpaslan Işıklı, Hilmi Karaoğlan, Ahmet Kuşçu, Kenan Mete, Halil Nimetoğlu, Kemal Özden, Yekta Güngör Özden,  Dr.Mustafa Kemal Palaoğlu, Av.Yüksel Sarı, E.General Hasan Satır, Av.Halil Sevinç, Ali Tartanoğlu, E.Org.Kemal Yavuz, Barış Yetkin, Prof.Dr.Çetin Yetkin, Mahmut Yılbaş ve Gürsel Yurtbahar.   

Bu kişilerden birkaç kişi dışında büyük çoğunluk, gazetenin yayın yaşamına başlayabilmesi için,  mali durumları ölçüsünde parasal katkıda bulundular.

III- Gazetenin ilk sayısının yayınlandığı 19 Mayıs 2000 günü Antalya’da verilen yemekli toplantıya da katılan Yılbaş,  Gazete Müdafaa-i Hukuk’un niçin gerekli olduğunu ve mutlaka desteklenmesi gerektiğini belirten bir konuşma da yaptı.

IV-  Gazetenin ve derginin yayınının sürdürülebilmesi için mali kaynak bulunabilmesi amacı ile Antalya’da 30 Eylül 2000 günü  Mahmut Yılbaş’ın ve Turgay Altınay, Metin Aydoğan, İlhan Baş, Aydemir Ceylan, M.Emin Değer, Prof.Dr.Cihan Dura, Yrd.Doç.Dr.Necdet Ekinci,  Ahmet Kuşçu, Uğur Özen, Mustafa Toprağın, Prof.Dr.Çetin Yetkin, Mustafa Yıldırım, Gürsel Yurtbahar‘ın katıldığı bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda  Yılbaş, gazete ve derginin mali gereksinmelerini karşılamak amacıyla bir vakıf kurulması gerektiğini, böyle bir vakıf kurulmazsa kendisinin başka hiçbir katkıda bulunmayacağını belirtti. Ve “Vakıf yoksa artık ben de yokum” biçiminde bir davranış gösterdi. Aşırı ısrara dayalı bu öneri bizleri şaşırtsa da bu öneri iyi niyete dayanıyor düşüncesiyle tarafımızdan  uygun görüldü. Toplantıda şu kararlar alındı:

“Müdafaa-i Hukuk Dergi ve Gazetesinin durumu ve gazetenin yayın programı konusu ve mali sorunun görüşülüp karara bağlanması için 30.9.2000 günü yapılan toplantı sonunda aşağıdaki kararlar alınmıştır:

(a)   Gazetenin yayınının sürdürülmesi,

(b)   Gazetenin yayınının sürdürülmesi için ekli listedeki vaadlere girişim sağlanması,

(c)    Dergi ve gazetenin yayınının bir vakıf tarafından sürdürülmesi için en kısa sürede bir vakıf kurulmasına, vakfın kurulması görevinin Sayın Mahmut Yılbaş’ın yürütmesine karar verilmiştir.

...........”

                                                                                                                                                     

V-  Bu son toplantıda alınan karar gereğince ve kurulacak vakfın merkezi Ankara’da olacağından vakıf kurma işlemleri Yılbaş tarafından “vekaleten” yürütüldü. Ne var ki, vakfın kurulması gerçekleştiğinde, bu vakfın kurulmasını kararlaştırmış olanlardan İlhan Baş, Aydemir Ceylan, Ahmet Kuşçu ve Mustafa Toprağın‘a vakfın kurucuları arasında yer verilmediği, buna karşılık Yılbaş’ın yakın çevresinden ve hiç tanımadığımız bazı kişilerin kurucu oldukları görüldü. Kurucular arasında yer almayan arkadaşlarımıza işlemlerden haber verilmediği, bu nedenle vakıf dışı kaldıkları anlaşıldı.

VI-   NE VAR Kİ;

Mahmut Yılbaş, bu kere önceki tutum, davranış ve sözlerine tümüyle ters bir biçimde, dergi ve gazetenin adı olan “Müdafaa-i Hukuk” adını da almış olan vakfın vakıf senedinde 4.maddede gösterilen amaçlarının ilki aynen;

 “Müdafaa-i Hukuk veya başka isimler altında dergi, gazete, kitap gibi yazılı yayınlar yapmak, amaçlarına uygun yayınları desteklemek veya beraberce yayında bulunmak”

olmasına karşın, 23 Şubat 2001’de Ankara’da yapılan ilk genel kurul toplantısında Fethi Yaşar ve Bülent İlik ile birlikte (ki bu kişiler Yılbaş’ın vakıf kurulmasına karar verilen toplantıya katılanların bilgisi dışında vakfa alınmışlardır) Gazete Müdafaa-i Hukuk’a vakıftan mali kaynak ayrılamayacağını, toplanan paranın kermes ve konferans düzenlenmesi, çocukların ve gençlerin pikniklere götürülmeleri için harcanacağını, bu nedenle gazetenin yayınına son verilmesi gerektiğini öne sürdüler. Yapılan sert tartışmalar sonucunda gazetenin yayınının sürdürülmesine, dergi ve gazetenin yaşamını sürdürmesi için ilk aşamada gerekli olan 6.5 milyar liranın 26 Şubat 2001 günü, vakıf senedinde de hem derginin ve hem de gazetenin genel yayın yönetmeni olduğu öngörülen Çetin Yetkin’e 25 Şubat 2001 günü verilmesi gerektiği sonucuna varıldı.

VII-  24 Şubat 2001 günü yapılan ilk yönetim kurulu toplantısında da aynı sonuç teyit edildi.

VIII-  Ancak, bugüne kadar “uygun bir formül bulmaya çalışıyoruz”, “hukuksal açıdan terslik olmamalı” gibi gerekçelerle bu para dergi ve gazete yönetimine ödenmedi. Son olarak da “sorun”un çözümü için yeni bir Yönetim Kurulu toplantısı yapılması gerektiği öne sürüldü.

Ne var ki, Vakfın kuruluş amacı, vakıf senedinin amaç maddesinin en başında söz konusu dergi ve gazetenin çıkarılmasının öngörülmüş olması gerçekleri karşısında bu gerekçelerin geçersiz olduğu, herhangi bir “formül” bulunmasına gerek olmadığı, asıl “sorun”un gerekli paranın (anlamakta zorluk çektiğimiz nedenlerle) ödenmek istenmemesinden başka bir şey olmadığı apaçıktı. Aranan “formül”; mali kaynağın “aktarılması” için değil, “aktarılmaması” içindi.

IX-  Kaldı ki, mahkemece vakıf senedi onaylandığı tarihte (19 Aralık 2000‘de) dergi ve gazetenin imtiyaz hakkı, malvarlığı hukuken vakfa geçmiş bulunmaktaydı. Vakfın kuruluş amacına tümüyle ters düşen hiç beklemediğimiz bir durumla karşılaşmıştık.

Böylece, derginin de gazetenin de yayını, yaratılan mali kaynağa karşın, fiilen engellenmişti.

X- Gazete Müdafaa-i Hukuk, haftada bir; Müdafaa-i Hukuk Dergisi, ayda bir; yayınlandığı halde ve 23 Şubat 2001’de 6,5 milyar liranın 25 Şubat 2001’de aktarılmasına karar verilmiş olmasına karşın,      

Mahmut Yılbaş (Vakıf Başkan Vekili sıfatıyla), Bülent İlik (Vakıf genel sekreteri olarak) 24 Mart 2001’de yönetim kurulunu toplantıya çağırmış bulunmaları,     

Ve toplantının ilk gündem maddesi olarak “Yayın işletmesinin kuruluşuna ilişkin değerlendirme, görevlendirme ve işletme sermayesinin tahsisi”ni koymaları,

İşin nasıl yokuşa sürüldüğünün su götürmez kanıtlarıdır.

Öylesine ki, aradaki süre içinde gazetenin tam 5 sayı yayınlanmış olması gerekirdi. Dergimizin ise bu yönetim kurulu toplantısı yapılacağı tarihte basım işlemleri tamamlanmış olacaktır.

XI- Bu arada, 28 şubat 2001’de vakıf başkanlığına Antalya 1.Noteri kanalı ile yapılan bildirimle, derginin ve gazetenin bürosu olarak kullanılan dairenin kirasının ödenemediği, bu nedenle bahse konu para gönderilmediğinden büronun demirbaşlar bırakılarak boşaltılmak zorunda kalındığı, büro malzemesinin teslim alınmasının gerektiği bildirilmiş ise de, buna bir yanıt alınamamıştır.

XI-   Öte yandan, çalışanların ücretleri de vakıf tarafından ödenmemiş ve böylece bu arkadaşlarımız çok güç durumda bırakılmıştır.

XII- Bu durum karşısında, dergiyi çıkaran kadro, yayında süreklilik ilkesini göz önüne alarak, hiç olmazsa derginin yayınının aksamaması için yeni bir imtiyaz hakkı altında ve “Yeniden Müdafaa-i Hukuk” adıyla ve vakıftan bağımsız olarak ve yeni bir büroda kişisel katkı ve olanaklarla ve dizgisinin dışarıda yaptırılarak derginin yayınlanmasını kararlaştırmışlardır.

XIII-  Buna karşılık, gazetenin borcunun çok olması, üstelik bilgisayar, lazer yazıcı, faks cihazı, tüm büro malzemesi artık vakfın malı olduğu ve boşaltılan büroda kaldığı ve bu nedenle bunlar kullanılamayacağı için gazetenin bu aşamada başka bir adla da olsa yayınının sürdürülmesine olanak bulunamamıştır.

XIV- Bununla birlikte, Gazete Müdafaa-i Hukuk’a, bizlere ve yayın çizgimize güvenerek daha önce abone olanlar, bu nedenle, istedikleri takdirde geri kalan abonelik süreleri “Yeniden Müdafaa-i Hukuk” dergisinin aboneliğine sayılacaktır. Bu şıkkı kabul etmeyen gazete abonelerinin geri kalan süreleri kadar ödedikleri paraları tarafımızdan kişisel katkılarımızla kendilerine iade edilecektir. Her iki şıkkı da uygun görmeyen gazete abonelerinin, bizler “Yeniden Gazete Müdafaa-i Hukuku” çıkarıncaya kadar beklemeleri gerekmektedir.

Sonuç olarak:

Gazete ve derginin yayınını sürdürebilmek için ve parasal kaynak bulmak amacıyla kurulan vakıf, Mahmut Yılbaş ve arkadaşlarının tutumları yüzünden tam tersi sonuca ulaşmış, ancak bu arada her iki yayın organının imtiyaz hakları ve malvarlıkları vakfa geçerek onun malı olmuştur. Binbir emekle yarattığımız değerler, iyi niyetin ve güvenmenin bir sonucu olarak bir anda elimizden çıkıp gitmiş bulunuyor.

Mahkemece yaptırılan iki ayrı bilirkişi incelemesi sonunca düzenlenen raporlara göre malvarlığı ve imtiyaz hakkı olarak derginin ve gazetenin vakfa katkısı 27,025,000,000.- (yirmi yedi milyar yirmi beş milyon) liradır. Dergiyi çıkaran iki arkadaşımız vakfa 3,500,000,000.- TL. (üç milyar beş yüz milyon) katkıda bulunmuşlardır. İki arkadaşımız ise kitaplarının telif haklarını koymuşlardır. Bu katkılarımıza karşın, acil olarak gerekli olan 6,500,000,000.- TL. (altı milyar beş yüz milyon)  vakıf senedine aykırı düşen gerekçilerle ödenmemiştir.

Bu gelişmeler sonucunda da, bugün için bizler yeniden ve sıfırdan, daha doğrusu büyük bir borç altına girerek, zor koşullarda sağladığımız araç gereçlerimizden, büro malzememizden yoksun bırakılarak, işe başlamak zorunda kalmış bulunuyoruz.

Durumun bu üzücü noktaya gelmesinin nedeni, vakfın ödemelerini yapmaya Mahmut Yılbaş ve Bülent İlik’in yetkili kılınmış olmaları ve onların da çeşitli nedenlerle bundan kaçınmış olmalarıdır.

Gerekli ve âcil paranın ödenmemesi ile Müdafa-i Hukuk Gazetesi’nin yayının “fiilen” engellenmesini ve tüm maddî birikimlerinden yoksun bırakılan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nin belirtilen son derece güç koşullarda yeniden yayınlanması sonucuna varan gelişmeleri, adı geçen kişilerin 23 Şubat 2001’de yapılan ilk genel kurul toplantısında gazetenin kapatılması için sergiledikleri inanılmaz istek ve gösterdikleri ısrar göz önüne alınarak değerlendirmek gerekmektedir.

Bu durum karşısında, vakıf üyelerinin içinde çok değerli kişilerin ve bizimle aynı düşüncede arkadaşların bulunmasına karşın, Müdafaa-i Hukuk Vakfı’nın çatısı altında ve yönetiminde aynı amacı paylaşmadığımız insanlar da yer almış olduğundan vakıf üyeliğinden çekilmiş bulunuyoruz.

Durumu okurlarımızın ve kamuoyunun bilgilerine sunarız.

                          

Metin AYDOĞAN       Prof.Dr.Cihan DURA         Y.Doç.Dr.Necdet EKİNCİ

   

        Uğur ÖZEN               Barış YETKİN                  Prof.Dr.Çetin YETKİN    

 

                                                        Ümit ZİLELİ

[ Ana Sayfa ]    [ Pencereyi Kapat ]