Kim kimdir?

Dergimizin Cumhuriyet’te çıkan ilanlarında sürekli olarak Ertuğrul Zekai Ökte’nin başlattığı ve başında bulunduğu Yeniden Müdafaa-i Hukuk Hareketi (Derneği) ve Mahmut Yılbaş’ın yönetimindeki Müdafaa-i Hukuk Dergisi ile bir ilgisinin bulunmadığı belirtilmektedir. Kimi okurlarımız neden böyle bir açıklama yapmak zorunluluğu duyduğumuzu bizden sormaktadırlar. Bu tutumumuzun ilk nedeni kuşkusuz ad benzerliğinin neden olacağı karışıklıkları önlemektir. Ancak, bunun da ötesinde herhangi karışıklığa yol açmamakta özen göstermemizin başka nedenleri de bulunuyor.

Şimdi, hiçbir yorumda bulunmaksızın bu özenimizin, daha doğru bir deyişle de kaygımızın nedenlerine ışık tutacak birkaç belge ve haberi bilgilerinize sunmak istiyoruz.

YENİDEN MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ (DERNEĞİ) İLE İLGİLİ OLARAK:

1- Bu derneğin kurucusu olan Ertuğrul Faik Ökte, oluşumlarını ilk kez, 6 Nisan 2002 tarihli Zaman gazetesinde kamuoyuna duyurmuş bulunuyor.

Zaman’ın haberinde Ökte’nin “Türkiye’de psikolojik harekâtı ben başlattım” açıklaması yer almaktadır.

2- Olaya ışık tutacak bir belge de şudur:

3-  Dergimizin Genel Yayın Yönetmeni Çetin Yetkin’e Ramazan Bayramı nedeniyle derneğin Antalya Şubesi’nden gönderilen tebrik kartında derneğin merkezinin elektronik posta (e-mail) adresi YMHHD@YMHHD.gov.tr olarak belirtilmiştir. “gov.tr”, bilindiği gibi devlet kurumlarınca kullanılabilmektedir ve onlara özgüdür.

MAHMUT YILBAŞ’IN YÖNETİMİNDEKİ MÜDAFAA-İ HUKUK DERGİSİ İLE İLGİLİ OLARAK:

1- Mahmut Yılbaş’ın dergimize karşı izlediği tutum hakkında 30 Mart 2001 günlü sayımızda ve www.mudafaaihukuk.com -web sitemizin http://www.mudafaaihukuk.com/aciklama.html sayfasında geniş bilgi bulunmaktadır. Bu nedenle burada bu gerçekleri yinelemiyoruz.

2- Hasan Pulur’un 18 Ocak 1997 günlü Milliyet’te köşe yazısına düştüğü notta Tansu Çiller’i aklayan komisyon üyelerin Mahmut Yılbaş’ın bakan olabileceği belirtilmektedir.

Yılbaş’ın Tansu Çiller tarafından bakan yapılmadığını, onun da DTP’ye transfer olduğunu anımsatalım.

3- 23 Haziran 1998 günlü Hürriyet’e yer alan bir haber şöyledir:

“İlgili bakanlar toplantılara katılmadığı için uzun süre Anayasa Komisyonu’nda görüşülemeyen irticayla mücadele yasaları, bu kez de hükümet ortağı DTP’nin Mahmut Yılbaş’a takıldı.

Yılbaş’ın muhalefetle birlikte hareket etmesi sonucu, irticai ve yıkıcı faaliyetlerde bulunan kaymakam ve valilerin meslekten çıkarılmasına ilişkin maddeye eşit oy çıktı….. Komisyonda 13-11 hükümet lehine olan denge, Yılbaş’ın oyu ile 12-12 olarak değişti. Fazilet Partililer, eşit oy çıkmasının maddenin reddi anlamına geleceğini öne sürerken, Komisyon başkanı Atilla Sav, yeterli sayıda komisyon üyesinin imza vermesiyle oylamanın yenileceğini bildirdi…..”

4- 26 Eylül 1998 günlü Radikal gazetesi:

“Yılbaş, Susurluk Komisyonu’nda ifade veren devlet çetesinin kilit isimlerinden Korkut  Eken’e ülkücüleri eğitip eğitmediğine ilişkin soruların sorulmasına ısrarla karşı çıktı”.

Radikal, bu karşı çıkışı komisyon tutanaklarını yayınlayarak verdikten sonra, ayrıca bir de şu habere yer vermiş bulunuyor:

“İtirafçı Yılbaş’ı suçlamıştı

Yılbaş, Van valisi olarak görev yaptığı dönemde, Özgür Gündem gazetesi dağıtımcısı Orhan Karaağar’ın 8 Ocak 1993 tarihinde Van’da öldürülmesi olayına karışmıştı. İtirafçı Murat Demir, 1997 Mart’ında gazetelere yaptığı açıklamalarda, Karaağar’ın öldürülme emrinin Yılbaş tarafından kendisine verildiğini açıklamıştı.”

Aynı gazetede yer alan bir başka haberde ise Alaaddin Çakıcı’nın telefon defterinde Mahmut Yılbaş’ın da adının ve telefon numarasının yazılı olduğunun ortaya çıktığını, Yılbaş’ın ise, “Eğer, amaç yıpratmak değilse bu habere hiçbir anlam veremedim” dediği belirtilmektedir.

5- 26 Eylül 1998 günlü Hürriyet’de de Yalçın Bayer, Van’dan yazan iki okurun iddialarına köşesinde yer vermiş bulunuyor. Bu iddialardan biri Mahmut Yılbaş’ın Van valisi iken Mahmut Yıldırım’ı (Yeşil) eylemlerde kullandığı biçimindedir.

6- 10 Haziran 2001 günlü Aydınlık’ta Mahmut Yılbaş ile yapılan röportajda, “20.yüzyılın başında emperyalizme karşı Türk’üyle, Kürt’üyle bir bağımsızlık savaşı verdik” demekte ve ADD içinde yer almayışının nedeni için de, “… üleşimden pay kapma beklentim yok” demektedir

7- 4 Kasım 2002 günlü Vakit gazetesinde Asım Yenihaber’in “AB’nin Hıristiyan Bayrağı” başlıklı ve Mahmut Yılbaş’ın çıkardığı Müdafaa-i Hukuk dergisini öven yazısından:

“Bizim bildiğimiz Atatürkçü dergilerde din, diyanet mevzuları pek yer bulmaz. Fakat bu dergide bir hayli yeri var. Hatta ‘Hac Yollarında’ diye bir haz hatırası bile var!

-II-

Şimdi okuyacağınız belge de Prof.Dr.Toktamış Ateş’in imzasını taşıyor ve Adnan Hoca olarak tanınan Adnan Oktar ve kurduğu vakfın bazı üyeleri yargılanırken onların ne denli Atatürkçü olduklarını belirtmek için kaleme alınmış bulunuyor:

“Kesin tarihini şimdi tam anımsayamamakla birlikte, 1990’ların ortalarında, Bilim Araştırma Vakfı üyesi bazı öğrencilerimin ricaları üzerine, sanıyorum “Günümüzün Atatürkçüsü” başlıklı bir konferans verdim.

Vakfın düzenlediği konferans İstanbul Hilton Oteli’nde gerçekleşti ve aydın görünümlü, şık bir gençlik grubu tarafından ilgiyle izlendi. Konferans sonrasında güzel sorular yönelttiler ve kendi özgün düşüncelerini de dile getirdiler ki; bu düşünceler ve sorularda rahatsız edici, ya da art niyet saklı bir şey görmedim.

Ülkemizin seçkin okullarında okuduklarını saptadığım bu gençlerimizin Atatürk’e ve Atatürkçülüğe karşı olan ilgi ve sevgilerinden mutlu oldum ve bunu orada ifade ettim.

Bu satırları, kendi ricaları üzerine kaleme aldım.

                                                        Toktamış Ateş

                                                          1.6.2000”

Not:

1-Belgenin tıpkı basımı Bilim Araştırma Vakfı’nca yayınlanan “Bilim Araştırma Vakfı Davası” adlı kitabın (İstanbul, 2002) 398.sayfasında yer almaktadır.

2-Adnan Hoca’nın bu vakfının önde gelen uğraşları arasında Darwin’in evrim kuramını çürütmeyi amaçlayan yayınlar yapmak bulunmaktadır.

[Pencereyi Kapat]


E. Vali ve E. Milletvekili Sayın Mahmut Yılbaş

 

Prof.Dr. Toktamış Ateş