“TAKLİTLERİNDEN SAKININIZ”

- Prof.Dr.Çetin YETKİN - 

 Zaman zaman gazetelerde ilanlar görürsünüz: “Taklitlerinden sakınınız”. Ya da tanınmış bir markanın üzerinde yazılıdır bu sözler. Kimi haksız kazanç düşkünleri; tutunmuş, sağlamlığı ve geçerliği, etkinliği denenerek kanıtlanmış bir markayı, bir adı çalarak bozuk, çürük, işe yaramaz bir şeyi pazarlamaya kalkıştıkları için “Taklitlerinden sakınınız” uyarısı yapılır.

“Taklit”in sözlük anlamı şudur: Benzemeye veya benzetmeye çalışma, öykünme, bir şeyin sahtesini yapma... Sözcüğün bu anlamı nedeniyle de “ehl-i taklit”, dinin gereklerini anlayarak, bilinçle değil de başkalarına bakarak görünüşte yerine getirenlere deniliyor.

“Taklit” sözcüğü dile getirildiğinde yalnız bir durumda olumlu bir anlam yüklüdür. Ama o da sınırlı bir biçimde... Çünkü, tiyatro sanatçılarının yaptıkları da bir taklittir ve bunu ne denli iyi başarırlarsa o denli iyi bir oyun sahnelemiş olurlar. Söz gelimi, tarihsel bir kahramanı canlandıran bir aktör, o kahramanı ne denli iyi özümseyip oynarsa, o denli başarılı olur. Ama, doğallıkla, asla o kişi olamaz! Kendini oyuna kaptırıp da olduğunu sanmaya başlarsa usunu yitirmiş demektir. Bunun yanı sıra, birinin gülünç yanlarını alaya almak için de taklide başvurulur. Bu son durum da, sözcüğün, yerine göre ve bir ölçüde, olumsuz bir anlam taşımadığı bir kullanılış biçimi olarak değerlendirilebilir. Ne ki, ne olursa olsun, taklid eden kişi, taklit ettiğinin “sahte”sinden başka bir şey değildir.

   [Pencereyi Kapat]